50'DEN SONRA HAYATA DAİR
Yaşam
İleri Yaşta Çalışıp Üreterek Aktif Yaş Almak

İleri Yaşta Çalışıp Üreterek Aktif Yaş Almak

18 Mayıs 2018
50'den Sonra Hayat

Yaşlanmak aktif hayattan kopmak değildir.

 

Yaş alma süreci biyolojik bir süreç ise de kalıtım, yaşam biçimi, yapılan iş, beslenme alışkanlıkları, kronik hastalıklar ve bireyin kişilik yapısı, toplumun ve çevresinin bireyi, bireyin de kendini algılayışı vb. gibi etmenler nedeniyle bireysel farklılıklar içerir.

Özgüvenlerinin azlığı, göreli yoksullukları, kurum bakımı hizmetini ikincil görmeleri, kuşaklar arası gerilim, bağımlı yaşamaları, gelir yetersizliği, potansiyellerinin tanınmaması ve kullanılmaması, yaşa göre kategorize edilmeleri, ileri yaşa hazırlanmamaları, sosyal yoksunlukları, günlük yaşamlarını idame etmekte yetersiz kalmaları, hizmetlerden yararlanma kapasitelerinin azalması, aile üyeleri ve arkadaş kaybı yaşamaları, fiziksel ve entelektüel fonksiyonlarının azalması vb. nedeniyle toplumda marjinalize edilen ileri yaşta bireyler, negatif ayrımcılığa tabii tutulmaktadır.

Ancak ileri yaşa ilişkin değer yargıları, toplumlardan toplumlara değişir. İnsanın yaşadığı toplumun değerleri ve kalıp yargıları, o toplumun parçası olan bireyi şekillendirir. İleri yaş bireylerine karşı davranış ve tutumlarımız, içinde yaşadığımız toplumun değer yargılarıyla belirlenir.

Her yaşın kendine özgü özellikleri olduğu unutulmadan, ileri yaş bireyleri, bağımlı ve salt tüketici konuma girmeleri engellenerek, güçleri, eğilimleri ve potansiyelleri doğrultusunda yaşamlarını sağlıklı ve aktif olarak sürdürmelerinin desteklenmesi gerekir. Geçmiş yaşantısında yaşam doyumu yüksek bireylerin üretkenliklerini ileri yaş döneminde sürdürmelerinin sağlanması önemlidir.

Yaş alma sürecinde emeklilik ve çalışma hayatından çekilme önemli bir aşamadır. Ancak bu dönemin tüm üretkenliğin ortadan kalktığı bir dönemin başlangıcı olarak algılanması ve buna uygun davranılması  bu süreci çok hızlandırmaktadır. Kuşkusuz yaş alma,insan yaşamının kaçınılmaz bir sürecidir. Ancak bu evrenin üretkenliğini sürdürecek alt yapının çok erken yaşlarda kurulması gerekmektedir.

Üretken yaş almada eğitim, sosyal güvence, toplumun ve sistemin desteği büyük önem taşımaktadır. İleri yaş bireylerin “işe yaramazlık” duygusuna kapılmaları erken ölümlerle ilişkilendirilmektedir. Kuşkusuz kırklı yaşların ortalarında işitme, 50’li yaşlarda görme, dokunma ve tat duyularında, 70’li yaşlarda koku duyusunda bir azalma  söz konusudur.

 Ancak bu kişilerin yaşam deneyimlerinde bir azalma anlamına gelmez.

Üretken yaş almak için hareketli yaşam ve sağlıklı davranış alışkanlıkları şarttır. Üstelik yaşa bağlı bir çok azalmanın etkisiz kalmasını sağlayacak telafi mekanizmaları kolayca geliştirilebilmektedir.

Üretken yaş almanın sağlanabilmesi açısından geliştirilecek alt yapı başlıca şunları hedeflemelidir:

  • Sosyal becerilerin geliştirilmesi
  • Negatif davranışların azaltılması
  • Toplumsal dayanışmanın güçlendirilmesi
  • İnsan kaynaklarının potansiyel olarak güçlendirilmesi
  • Mental etkinliğe ağırlık verilmesi
  • İzolasyonların önlenmesi

Üretken bir şekilde yaş almanın yolu sağlıklı yaş almaktan geçer. Aktif yaş alma, Dünya Sağlık Örgütü tarafından 1990’ların sonlarına doğru geliştirilen bir kavramdır. Dünya Sağlık Örgütü, aktif yaş almayı, insanların yaş aldıkça hayat kalitelerini iyileştirmek amacıyla bu kişilere yönelik sağlık, katılım ve güvenlik konusundaki fırsatların en üst düzeye çıkarılması süreci olarak tanımlamaktadır. Sağlık hizmetlerine ulaşılabilirlik, sağlık güvencesine kavuşabilme, mevcut sağlık hizmetlerinin nitelik ve niceliğinin arttırılması, koruyucu ve tedavi edici sağlık hizmetlerinin tatmin edici bir düzeye ulaşması doğal olarak hem yaşam süresini uzatacak, hem de yaşam kalitesini arttıracaktır.

Her ileri yaş birey toplum içinde aktif olma şansına ve hakkına sahip olmalıdır. Aktif yaş alma süreci ileri yaştakilerin günlük yaşamlarında sosyal, ekonomik, kültürel aktivitelere katılımlarını esas alır. Bu dönemin istenilen yönde olmasını toplumdaki ekonomik, sosyal, çevresel, bireysel, davranışsal, sosyal koşullar belirlemektedir. Engelli ileri yaştakiler de toplumda yürütülen faaliyetlere katılabilirler, deneyimlerini daha genç kuşaklara aktarabilirler. Bu süreç, onların yaşadıkları topluma katkılarını artırabilir.

Bu hedefe ulaşabilmek için gerekli unsurlar:

  1. Yeterli ve dengeli beslenme
  2. Fiziksel egzersizler
  3. Sigaradan uzak bir yaşam
  4. Boş zamanları üretken bir biçimde değerlendirebilmek
  5. Yeterli ve düzenli uyuyabilmek
  6. Kazalardan korunabilmektir.

 

50'den Sonra Hayat

Yorumlar (0)

Yorum Yaz