50'DEN SONRA HAYATA DAİR
Yaşam
50'den Sonra Mutluluğun 9 Anahtarı

50'den Sonra Mutluluğun 9 Anahtarı

26 Şubat 2018
50'den Sonra Hayat

Kendinizi mutlu hissetseniz de, hissetmeseniz de bu yazıya bir bakın...

Yeni Dünya Mutluluk Raporuna göre yoksul ülkelerdeki insanların giderek daha mutlu hale gelmesi, varlıklı olmanın mutluluğumuz üzerinde önemli rol oynamadığını ortaya koyuyor.

Refah düzeyi yüksek olan ülkelerde de mutlu olma eşiğinin git gide azaldığı bir diğer gerçek.Dünya üzerinde günden güne artan “genel mutsuzluk” halinin sebebi; biraz da mutluluğun kaynağını göremiyor oluşumuz.

Mutluluğun çevremizde olup bitenlerle hiçbir ilgisi yoktur çünkü bu, bireysel olarak yaptığımız anlık bir seçimdir. Mutlu olma koşullarımızı dış koşullarla sorumlu tutmak pek doğru değil. Mükemmel bir ilişki ya da bankadaki para miktarı, mutlulukla elbette doğru orantılı değil.

Mutlu olmak aslında sizin seçiminiz. Bunun koşullarını belirlemek sizin elinizde. Mutluluğunuzdan siz sorumlusunuz! Sahip olduğunuz şeylerden memnun olduğunuzda, daha çok şey oluşturacak ve mutluluk bulacaksınız. Bunun için günde 10 saniye pratik yapmaya ne dersiniz?

Mutluluğu seçmek basit bir şey... Bakış açınızı değiştirmek için şu 9 maddeyi okumanızı tavsiye ediyorum...

  1. Kendinizi Yargılamayın:Kendinizi veya başkalarını sürekli olarak yargılanma halindeyken, ancak hayal kırıklığı, çaresizlik veya öfke duygularını uyandırmaya başlarsınız. Gerçekten mutlu olan insanlar, kendilerini ve başkalarını yargılamayı bırakan insanlar. Sadece tek bir günü, kendinizi ya da başkasını yargılamadan geçirdiğinizi düşünsenize… Alın size gerçek bir mutluluk kaynağı. Ve hayır, Pollyanna’cılık oynamak değil bu.

 

  1. Minnettar Olun: En azından günde en az üç şey için şükredin.  Mesela; hayatınız ve içindeki insanlar için! Şükretmenin pozitif enerjiye dönüşen bir yol olduğunu unutmayın. Şükran ve yargılamanın aynı kümede olamayacağı göz önünde bulundurulunca, ilk maddeyi de kolay yoldan gerçekleştirmiş olacaksınız. Yaşamın size sunduğu iyi şeyleri kendinize hatırlatın.

 

  1. Çevrenizi Mutlu İnsanlarla Kuşatın:Konuşmaktan zevk aldığınız ve bundan mutluluk duyduğunuz üç kişinin ismini bir kağıda yazın. Mutsuz olanları zaten en baştan eleyin. Eğer çevrenizde mutlu insan sayısı çok azsa yeni insanlarla tanışın, pozitif konuşmalar yapan kişilerle arkadaş olun.

 

  1. Hareket Edin:Basit ama etkili. Vücudunuzun sürekli olarak hareket halinde olması, endorfin sargılama hızını daha da artıracaktır. Günde beş dakika kadar bile bir yürüyüş hedefinizin olması ve bunu rutin haline getirmeniz, mutluluğun önemli anahtarlarından.

 

  1. Meraklı Olmak İyidir:Merak ediyorsanız, hayat maceraya dönüşür, keşfedilecek yeni şeyler ve keşfedilmemiş şeyler bulmanızı sağlar. Güne sevdiğiniz bir şeyi yaparak başlayın ve yeni keşiflere hazırlıklı olun.

 

  1. Mutluluğunuza Sahip Çıkın: Mutluluğunuzu dışarı bağımlı hâle getirmeyin. Bırakın başkalarını. Kendinize odaklanın. Kendinizi dinleyin. Çoluk çocuklarınızdan, arkadaşlarınızdan, eşinizden ya da ailenizden medet ummak yerine kendi içinizdeki güce sahip çıkın. Hayatınızın sorumluluğunu kendiniz alın. Kurban rolünden çıkın. Birisi size yardım edecekse zaten eder. Etmezse de üzülmeyin. Gücünüze sığının.

 

  1. Beden, zihin ve ruhunuza özen gösterin: ‘Beden, zihin ve ruh’ üçlüsü ayrı ayrı olduğu kadar, bir bütün olarak da ele alınır. Üç D’yi (devinim, düşünce, duygu) ifade eden ‘beden, zihin, ruh’ üçgenine özen gösterin. Size hizmet etmeyen karamsar düşünceleri uzaklaştırmak için odağınızı daha olumlu konulara kaydırmayı, kendinize bir özyönetim oyunu hâline getirin. Gereksiz olumsuzluklara takılı kaldığınızda ise kendinize bir liste tutun. Kendinize ne kadar eziyet ettiğinizi böylece gerçekçi olarak gözlemleyin.

 

  1. Hayatınızı Sadeleştirin: Size ağırlık yapan, zamanınızı çalan, istemediğiniz ve zorunlu olmadığınız her şeyden kaçının. Gereksiz sorumluluk, iş, eşya, giysi, harcama; hepsini evinizden, ofisinizden ve hayatınızdan çıkarın.

 

  1. Kendinizi ve başkalarını affedin: Mutlu olduğunu söyleyen insanlar arasında geçmişte oldukça kindar bir yapıya sahip olduğunu dile getirenler var. Affetme alışkanlığı size zihnen, ruhen ve bedenen hafiflik getirecektir. Affetmemenin en büyük zararı kişinin yine kendisinedir. İlişkinizde yanlış seçim yaptığınızı düşünüyorsanız sevgilinizin hareketlerine daha çok kızarsınız. Çünkü hem kendinize hem de ona kızma eğiliminiz artar. O yüzden affetmesini bilin.

 

 

 

50'den Sonra Hayat

Yorumlar (0)

Yorum Yaz